15 Kasım 2013 Cuma

VizelerIzGaming

Sayın 'vektörler' şu söyleyeceklerimi lütfen unutmayın! Sizler "fizik" dersinin ilk ünitesinde "çocuklar okula ısınsın" maksadıyla müfredata alınan konulardıniz. Hayır baya zaman geçmiş olmalı ki hiç de bıraktığımız gibi kalmamışsınız. Hangi dersin kitabını açsam siz karşımdasınız! Evet zamanında ezilmiştiniz o dönemin 'fizik' iktidarları tarafından, fakat sizin iktidarlığınız da geçmiş 'fizik' iktidarları gibileşmiştir. Size son sòzüm şudur: Simit sat onurlu yaşa vektörler!

29 Eylül 2013 Pazar

Dua

''Tanrım seninle biraz konuşmak istiyorum.

Yalnız Türkçe konuşabilir miyiz? Üzgünüm, ben Arapça bilmiyorum da. Kürşat dayım senin yalnızca Arapça bildiğini düşünüyor. Ama sen bizim Tanrımızsın ve bütün dilleri bilirsin. Tanrım, ben babamı yanına alışın konusunda konuşmak istiyorum. Kızmazsın umarım. Çünkü senin bu çeşit konuşmalardan hoşlanmadığını söylüyorlar. Ama bu işte biraz aceleci davranmadın mı? Babam biraz daha bizimle kalabilirdi bence. Ama onu yanına aldığına göre, bir bildiğin vardır mutlaka. Tanrı’nın neyi niçin yaptığına aklımız ermezmiş bizim, öyle diyorlar. Senin adına konuşan ne çok insan var Tanrım, hiç dikkatini çekti mi? Yani çekmiştir mutlaka da.. Tanrım ona iyi bak olur mu? Biliyorsun o ticaretten anlamaz. Kendisi mutlaka aksini iddia edecektir ama sen yine de onu ticari bi işte kullanma. İyi bir memurdur aslında. Masa başı bir iş verirsen mutlaka başarılı olacaktır. Özür dilerim Tanrım, işine karışıyor gibi oluyorum ama. Tanrım, o çok iyi bir insandı. Ve herhalde onu cennetine alacaksındır. Bu da benim onu bir daha göremeyeceğim anlamına geliyor. Çünkü ben deliyim ve cennete giremem herhalde. Çok uzattım biliyorum çok uzattım ama hemen bitiriyorum. Son olarak, kendimle ilgili bir şey sormak istiyorum. Belki kızacaksın ama sormak zorundayım.

Tanrım, ben şimdi ne yapacağım?''


"Sen Hiç Ateş Böceği Gördün Mü?" den



14 Mart 2013 Perşembe

Konuşkan

Önce Tanrı yarattı insanı,
Ardından insan da Tanrıyı.
Tanrı,Tanrı olabilmek için mi 
Yarattı insanı?
Tanrı var olmak için yaratmış 
Olmalı insanı.


   Son zamanlarda kafamı kurcalamakta Tarık Tufan'ın da dediği gibi  "...Tanrı bizimle de konuşur belki..."

4 Mart 2013 Pazartesi

SenaryoYazmaEğitimleri1


    Zamansız elektriklerin gidişiyle sinirlenmişti.Tam da metni oluşturmak için fikrinin geldiği anda.Bir küfür çıktı ağzından hızlıca ve kabaca.Bir an sonra bir mum,küçük bir aydınlık yaratabilecek birşeyler aramaya koyuldu.Sağa sola çarparak bakındı fakat sonuç olumsuzdu.Çaresiz olarak geri salona döndü ve kanepeye yayıldı.Sehpanın üzerindeki sigara paketine en az hareket gerektirecek şekilde uzandı.Biraz zorlansa da artık paket elindeydi.Sarma sigarasından bir dal çekti ve KAV marka kibritle tutuşturdu.Karanlıkta sigara içmenin tadını hissetti,yapacaklarını unutarak.Her nefes çekişinde tamamen soyutlanıyordu kanepeden ve anılarına dalıyordu.Annesi geldi ilk anılarına misafir.Ayrılmadan önceki gece canlandı gözlerinde.Evden ilk kez ayrılıyordu.Bunun acısını ikisi de yaşıyorlardı.Hafif sesle çalmakta olan radyoya yöneldi dikkatleri birden.Çalan müzik Onur Akın'ın "Gaybana Geceler" türküsü idi.Annesinden sesi açmasını rica etti.Türkü 
bitene kadar ikisi de birşey söyleyemediler,ikisi de gözleri dolmuş bir şekilde gökyüzünün uçsuz bucaksız karanlığına bakıyorlardı.

    Sigaranın külünün eline düşmesiyle uyandı bu anıdan.Son bir kez daha çekerek sigarasından küllükte söndürdü.Dışarı çıkmaya karar verdi,belki biraz temiz hava kendine getirmesi umuduyla.Dış kapının önündeyken sağa sola bakındı fakat karanlıktan ötürü birşey göremedi.Kararı ayakları vermişti.Daha fazla düşünmeyerek ayaklarına uydu ve yürümeyi sürdürdü.Kısa bir seyr-ü seferden sonra ışıldaklarla aydınlatılmış bir çay ocağının büyüsüne kapılarak daldı içeri.Selamını verdi ve bir çay isteyerek boş bir iskemleye çöktü.Çayını yudumlarken yazacağı metni düşündü.Bu kez demini,ölçüsünü tutturmak istiyordu.Genellikle belirli bir metin bütünlüğü oluşturamadığından şikayetçiydi yeni patronu.O buna inanmıyordu.Nev-i şahsına münazır bir yazardı o kendince.Bu kelimeyi seviyordu.Çok hoş bir tınısı bir özgünlüğü vardı.Tekrar söyledi:"Nev-i şahsına münazır".Gülümserken yakaladı çay ocağının sahibi "Birşey mi istediniz abi?"deyince silkindi ve "Yoo" diyebildi sadece.Ücreti ödeyip tekrar ayaklarnın hakimiyetine bıraktı bedenini.Ayakların hakimiyetinin bitmesi gerektiğine karar veren beyni,yorulduğunu ve artık yuvaya dönmesi gerektiğinin uyarılarını veriyordu.Seyr-ü seferi bugünlük bu kadardı,artık evin yoluna düşmüştü.

     Eve geldiğinde elektrikler gelmişti.Yaktı ışığı bir kahve koydu bardağına ve yazmak için düşünmeye başladı.Her denemesinde biraz daha kötü olduğunu düşünerek bir çöp kutusu doldurduğu kağıtları görünce hepten hevesi kaçtı.Bu kez küfrü kendine etti.Hayatındaki bölük pörçüklüğe,düzensizliğine.Kalktı masadan,bilgisayarına yöneldi.Çift tıklayarak mouseye o çok sevdiği türküyü yürüttü ve eşlik etti:

"...Geceler öyle bir gay bana 
  Geceler öyle bir kötü dinli gavur, 
  Gavur ki sorma..."        

26 Aralık 2012 Çarşamba

Dua

   Ne ummuştu bizden Tanrı?Ne bekliyordu da yaratmıştı bizi ?Düşünemeyen her hali kısıtlı melekler bile itiraz etmişlerdi 'bu kan dökücü,bozguncu varlıkları yaratma' diye.Şeytan ise tamamen zıtlaşmıştı insana.Haklıymış da.Ama 'benim sizin bilmediğiniz bir bildiğim var' demişti Tanrı.
   Tanrım insanlar acı çekiyor,acı çekiyoruz.Tanrım lütfen...

ÇetrefilDuygular

    Zamansız ölümlerim var,çelimsiz ve takatsiz,ceplerimde.Her hissimi her birinde kaybettim.Can çekişmelerimi izledim kapalı bir fanusun içinde.Ufuk çizgisi hep aynıydı fanusun merkezinden ve bir o kadar uzaktı ellerime.Doktor intihar derdi görse,ellerime.Polis ilgilenmezdi ufuk çizgisiyle ve can çekişmelerimle.Huzur o kadar uzaktı ki fanusun merkezine ve ellerime...