Sıkıcı herşey...Monoton bir hayatın ürünü bu ömür.Eğer farklı bir yaşam tarzın varsa ölümün de intihar olmalı.İntihar etmekten korktuğum için monoton bu yaşam.
Mühendis olarak yetişirken atlamamam ve unutmamam gereken paylaşımların depolanmasını sağlayan bir "not defteri".
30 Mart 2012 Cuma
6 Mart 2012 Salı
İtiraf4
Yeni öğretim yılının başıydı ve yurtta yeni bir şehre alışamamanın sıkıntısını bir çoğumuz yaşıyorduk.Özellikle büyük şehirlerden gelenler daha sıkıntılıydı ve o günlerde muhabbetler genellikle bu sıkıntıların etrafında geçiyordu [Karı kız muhabbeti,araba ve futbol muhabbeti dışında (!)].Bir arkadaş "Van'da bile okumaya razıyım.Bu ne be abi!" diyordu.Diğerleri de bunu destekliyordu.Şimdi hatılayamıyorum galiba ben de mi desteklemiştim.Gel zaman git zaman tarihler 23 Ekim 2011'i gösteriyordu.Van büyük bir acıyla sarsılmış,yerle bir olmuştu.Acımız,acıları büyüktü elbette.Kolay değildi de elbette.Yüzlerce insanımız hayatını kaybetmiş,binlercesi yaralanmıştı.Ayrıca ortaya atılan söylemler daha da çok yaralamıştı bizleri (Bknz:Müge Anlı).Tabi o zamanlar Van'da bile okurum söylemi aklıma gelmemişti.Çok sonraları aklıma geldi.O gün orada biz de bulunabilirdik,enkazın altından bizleri de çıkarmaya çalışabilirlerdi.Cansız bedenimizi aramak için günlerce uğraşabilirlerdi ailelerimiz ve biz hala hiçbir şey beğenmiyorduk."Yok burada ortam yok,yok şöyle yok böyle..." demeye devam ediyorduk.
Hayatın o kadar ince bir pamuk ipliğine bağlı olduğunu da anlamıştım.Geç olmamıştı bu kez,güç olmuştu.Hayatın keskin virajlardan oluşan bir yol olduğunu öğretmişti kendisi yine.Belki bize acımıştı bu kez ama arkasında binlerce insanın acısını bırakarak...
Hayatın o kadar ince bir pamuk ipliğine bağlı olduğunu da anlamıştım.Geç olmamıştı bu kez,güç olmuştu.Hayatın keskin virajlardan oluşan bir yol olduğunu öğretmişti kendisi yine.Belki bize acımıştı bu kez ama arkasında binlerce insanın acısını bırakarak...
28 Şubat 2012 Salı
Her şeye baş kaldırıyorum. Başka insanların kendilerini üzerimde yetke saymalarına, başkaları tarafından eğitilmeye, başkalarının bildiklerini bana kabul ettirmeye çalışmalarına baş kaldırıyorum. Kendim bulmadikça hiçbir şeyi doğru kabul etmiyorum. Baskalarının benden farklı düşünmesine karsı değilim, ama onlarin bana düşüncelerini, yaşamla ilgili görüşlerini zorla kabul ettirmeye çalışmalarına katlanamıyorum. daha küçük bir çocukken de baskaldırıyordum. dinliyor, izliyor, ama bir yandan da sözlerin yanılsamasının ardındaki hakikati arıyordum.
Jiddu Krishnamurti
Jiddu Krishnamurti
21 Şubat 2012 Salı
14 Şubat 2012 Salı
...
"Bir fesim vardı eskiden,
Bir de fesleğen kokulu Ayşem.
73'de fesimden terlik yaptı annem,
Aynı yılın güzünde bir çingeneye kaçtı
Ayşem..."
Çok sevdiğim bir şiir fakat kime ait olduğu konusunda bir fikrim yok.Merak ederim kimindir,nesidir?
Bir de fesleğen kokulu Ayşem.
73'de fesimden terlik yaptı annem,
Aynı yılın güzünde bir çingeneye kaçtı
Ayşem..."
Çok sevdiğim bir şiir fakat kime ait olduğu konusunda bir fikrim yok.Merak ederim kimindir,nesidir?
11 Şubat 2012 Cumartesi
İtiraf3
Üniversite sınavlarına hazırlandığım bir dönemde,benim çalışmadığımı fark eden babamın kişisel gelişim kitaplarına taş çıkartan ve bir dünya "ekmek aslanın ağzında,bak devlette bile iş sıkıntısı var,asgari ücret bu kadar...." gibi öğütlerine rağmen beni derinden etkileyen o sosyal mesajını bu kez itiraf etmeliyim...
"Oğlum!" diye başladı.Kahvaltıyı bitirmek üzereyken."Hah sıştık" dedim içimden.Perşembenin geleceği çarşambadan belliydi ne de olsa ve birkaç zamandır yüzü asıktı.Herkes gibi başlangıçta bir kulağımdan girdi ötekinden çıktı sözlerinin çoğu.Sonrasında "Bak benim babamın eğitimi orta okulla kısıtlıydı.Zaten ben küçükken öldü.Beni biliyorsun zaten zar zor sanat okulunu bitirip yine zar zor Demiryollarına işe girdim.Eee baktım olmuyor sabah işe akşam okula giderek teknikerliği okudum.Yani ben babamı hem eğitim hem de fikirsel olarak geçtim.Sana düşen görevde budur.Hem eğitim olarak hem de fikirsel olarak beni geçmelisin.Senin evladında seni geçmeli.Budur toplumun gelişimi.Aksi takdirde bir yerlerde bir sorun vardır."
Sarsılmıştım.O dönemin en etkileyici anlarından biriydi.O zaman babamla gurur duyduğum anlardan biriydi.Hani klasiktir ama belki de ilk defa kulağıma küpe olmuştur,olacaktır...
"Oğlum!" diye başladı.Kahvaltıyı bitirmek üzereyken."Hah sıştık" dedim içimden.Perşembenin geleceği çarşambadan belliydi ne de olsa ve birkaç zamandır yüzü asıktı.Herkes gibi başlangıçta bir kulağımdan girdi ötekinden çıktı sözlerinin çoğu.Sonrasında "Bak benim babamın eğitimi orta okulla kısıtlıydı.Zaten ben küçükken öldü.Beni biliyorsun zaten zar zor sanat okulunu bitirip yine zar zor Demiryollarına işe girdim.Eee baktım olmuyor sabah işe akşam okula giderek teknikerliği okudum.Yani ben babamı hem eğitim hem de fikirsel olarak geçtim.Sana düşen görevde budur.Hem eğitim olarak hem de fikirsel olarak beni geçmelisin.Senin evladında seni geçmeli.Budur toplumun gelişimi.Aksi takdirde bir yerlerde bir sorun vardır."
Sarsılmıştım.O dönemin en etkileyici anlarından biriydi.O zaman babamla gurur duyduğum anlardan biriydi.Hani klasiktir ama belki de ilk defa kulağıma küpe olmuştur,olacaktır...
7 Şubat 2012 Salı
İtiraf2
Valizler toplanır,
Valizler boşaltılır.
Valizler toplanır,
Valizler boşaltılır.
İyi ki kefenin cebi yoktur...
Valizler boşaltılır.
Valizler toplanır,
Valizler boşaltılır.
İyi ki kefenin cebi yoktur...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
